Gözlerime düştü beklenen...Yalnızlık…! Noktalanmış sevdaların uğradığı ilk istasyon Durdursan da zamanı dönmez ki giden, Artık gecenin yanağına konan hüzün, Bir damla gözyaşıyla avuçlara bırakılan hasret , Fecir vakitlerinin eteklerine dökülen sitemler var... İçim kan kusar sessiz bir gecenin kızıllığında, Kolay değil sükutun içinde feryat gizlemek, Damlaları hıçkırıksız taşıyabilmek gözlerde... Sevda zamanında sevda diyen aklımı, Yüreğime düşürüp... Takvim yapraklarını,tarihsiz kılana kadar, Kederli leylak kokan ıslak sokaklarımda, Susma faslındayım..
Ah sevdiğim…İçine düştüğüm kuyulardadır yüreğim.. Biçarelikten yoksunsun ve hala üstümde; o kanayışlı bakışların...
“merhaba”n “elveda” kadar küf kokulu… Küflü sevdalara mı atıyorsun ben’liğimi?!
Aşk’ın cüssesi kadar benim bu yitikliğim… Çok ağır bu yük.. Omuzlarımda.. Sensizken sen’i yaşamak ....
Yalnızlığım ile Seni Beklerken ; Senden Önce,o mahur o menmur gözlerin geldi gözlerimin önüne...
İçrimdeki beni tanımak kısmet olmazken bana duygularımın dışarı yansımasını göremezken seni, içerimde yaşatmaya çalışan ben izin vermeyen sana, artık çok kırgın...